Cuma, 20 Ocak 2012 15:10

6 ADIMDA GÖBEK ERİTME

Yazan  Kategori SAĞLIK
Okunma 3707 defa Son Düzenlenme Cuma, 20 Ocak 2012 17:19
6 adımda göbek eritme 6 adımda göbek eritme

Zayıflamaya, oradan da karın kaslarına giden beslenme ipuçlarını takip edin…

Kimi zaman bira ve patates kızartmasıyla uzun yıllar boyu didinip inşa ettiğiniz koca göbeğinize bakıp, bir sumo güreşçisini andırdığınızı düşündüğünüz anlar olmuştur. Ancak emin olun, sumocu göbeği bile sizin o Türk kaslarınızdan çok daha sağlıklı.

Çok mu şaşırdınız? O halde nedenini söyleyelim. İki tür göbek vardır; yumuşak olanlar ve sert olanlar. Hangisine sahip olduğunuzsa, ne kadar uzun ve sağlıklı yaşayacağınızı belirler.

Japonyada yapılan bir araştırmaya göre sumo güreşçilerinin karın bölgelerindeki yağların neredeyse tamamı deri altı yağdır. Yani hemen derinin altında karın kaslarının önünde bulunurlar. İşte bu yüzden sumo güreşçilerin karınları sürekli sallanır. Fakat siz tipik bir Türk erkeğiyseniz, göbek tipiniz de oldukça farklı olacaktır. Tıpkı Volkswagen’in o şirin kaplumbağalarından yutmuşsunuz gibi, sert ve yusyuvarlak. Bu tür bir göbekse karın kaslarınızın arka tarafında bulunan ve tüm iç organlarınızı çepeçevre saran iç organ yağı (viseral yağ) ile doludur. Bu yağ karın kaslarını dışarı doğru iterek göbeğinizin sert ve yuvarlak bir hal almasını sağlar. Eğer böyle bir göbeğe sahipseniz, sağlığınız için tehlike çanları çoktan çalmaya başlamış demektir.

Kısacası yağ (ister deri altı ister viseral olsun) sizi sadece toplum içinde tişörtünüzü çıkarmak konusunda çekingen kılan bir dokudan ibaret değil. “Yağlar, adipokin adı verilen ve vücudunuza oldukça zarar veren çok sayıda kimyasalı saklayan bir iç salgı organıdır” diyor Kanada’daki Queens Üniversitesi doktorlarından Robert Ross. Adipokin deyince aklınıza şunlar gelmeli: yüksek kan şekerine sebep olan rezistin hormonu, yüksek tansiyona sebep olan anjiotensinojen hormonu, lipit ve glikoz metabolizmasını düzenleyen adiponektin hormonu (bu hormonun miktarı yüksek viseral yağla birlikte düşer) ve damar iltihaplanmalarından sorumlu interlökin-6 kimyasalı. Tüm bu kimyasallar içinde en tehlikelisiyse interlökin-6’dır. Zira arterlerinizdeki muhtemel bir iltihaplanma, kalbinize kan akışını engelleyecek plakların oluşmasına neden olur. Viseral yağlar da deri altındaki yağlardan daha aktif olduğu için bu hasar verici maddelerden daha çok üretilir. Tabii işlevi kadar boyutu da önemli… Bir viseral yağ hücresi ne kadar büyürse, o kadar aktif hale geçeceğini aklınızdan çıkarmayın. Gözünüzde canlandırmanız için şöyle bir örnek verelim. Deri altı ve iç organ yağı arasındaki farkı, harekete geçmiş ve henüz uyuyan bir yanardağ arasındaki farka benzetebilirsiniz. Biri sürekli sıcak lavlar fışkırtırken, diğeri sadece coğrafyanın bir parçasıdır.

Tüm bunların sizin için anlamına gelecek olursak, eğer göbeğiniz iç organlara ait yağla genişliyorsa, metabolik sendrom sorununuz olabilir. Metabolik sendromsa (özellikle de bel çevreniz 90 santimetrenin üstündeyse) sadece kalp hastalığına davetiye çıkarmakla kalmaz, dört tehlikeyi de beraberinde getirir: kanınızdaki yağ oranını, kan şekerinizi, tansiyonunuzu yükseltir ve iyi kolesterol (HDL) oranınızı da düşürür. Bu kombinasyon da diyabete yakalanma riskinizi yüzde 500, kalp krizi riskinizi yüzde 300 ve kalp krizi sonucu ölme riskinizi de yüzde 200 artırır. (Zaten diyabete yakalandığınızda bir kalp rahatsızlığından ölme riskiniz yüzde 80 oluyor.)

Bu veriler ışığında sumoculara tekrar bakacak olursak, bizi bekleyen ilginç bir sonuç daha ortaya çıkıyor. Bel çevreleri 90 santimetreden geniş olmasına rağmen sumo güreşçilerinde sağlığımızın bermuda şeytan üçgeni olan yüksek trigliserit, düşük HDL ve yüksek kan şekerine rastlanmıyor. Sebebi yazının başında bahsettiğimiz fark. Sumo güreşçilerinin karın bölgelerindeki yağların neredeyse tamamı deri altı yağdır.

Peki ya siz göbeğinizin içinde pusu kurmuş yağın hangisi olduğunu nasıl anlayacaksınız? İlk adım bel çevrenizin ölçüsünü almak. Eğer 90 santimetreden fazlaysa, yeni bir beslenme düzeni ve egzersizlerin yanında doktora da gitmeli ve sizin için tam metabolik profil çıkarmasını istemelisiniz. Eğer bel çevreniz devamlı genişliyorsa ve metabolik sendrom için gerekli faktörlerden en az ikisine sahipseniz, yüksek derecede iç organ yağına sahipsiniz demektir. Hatta düşündüğünüzden bile fazla. Tahminlere göre metabolik sendrom 20 yaş üstü erkeklerin yüzde 17’sini etkilerken, 40 yaş üstü erkeklerde bu oran yüzde 40.

Unutmadan öyle liposuction (yağ aldırma) yaptırıp yağlarınızdan falan kurtulacağınızı zannetmeyin. Çünkü liposuction yöntemiyle alınan yağlar deri altından alınıyor, iç organlara ait yağlardan değil. Tabii bu kadar anlattıktan sonra sizi kaderinize terk edecek değiliz. Denklem son derece basit: O yağlardan kurtulmak için önce onların oraya nasıl girdiğini anlamanız gerekiyor. Bunu öğrendiğinizde, o yağlardan kurtulmanın yollarını da bulacaksınız. İşte hayat tarzınızda yapmanız gereken değişiklikler.

ADIM 1
Yatağa erken girin

Finlandiya’da yapılan bir araştırmada incelenen ikizlerden az uyuyan ve fazla stres altında olanların vücutlarında daha çok viseral yağ bulunduğu görüldü.

ADIM 2
Abartmayın

Buffalo Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre en fazla iç organ yağına sahip olanların, içki masasına oturduklarında (ki iki haftada bir içki içiyorlardı) en az dört kadeh tüketen kişiler olduğu görüldü. En az iç organ yağına sahip olanlarsa, her gün içki içseler de bir kadehi geçmeyen kişiler oldu.

ADIM 3
Et yiyin, patatesi boş verin

Connecticut Üniversitesi araştırmasına göre düşük karbonhidratlı bir beslenme düzenini takip eden erkekler, düşük yağlı beslenenlere göre üç kat daha fazla karın bölgesi yağından kurtuldu.

ADIM 4
Ümitsiz olmayın

Araştırmalar gösteriyor ki vücut enerji olarak iç organlara ait yağı kullanıyor. Annals of Internal Medicine dergisinde yayınlanan bir araştırmada, uzmanlar obez erkek deneklere üç ay boyunca her gün hafif yürüyüşler ya da jogging yaptırdı. Sonuçta iç organlardaki yağda yüzde 12’lik bir düşüş yaşandı.

ADIM 5
Limitlerinizi zorlayın

Hafif egzersizler iç organlara ait yağı eritse de tamamen kurtulmanın yolu zorlu antrenmanlardan geçiyor. Kanadalı araştırmacılar, vücut ağırlığının sadece yüzde 11’ini kaybetmenin iç organlara ait yağlarda yüzde 4’lük bir azalmaya neden olduğunu gösterdi.

ADIM 6
Egzersize devam

Bazı sumo güreşçileri günde neredeyse 7.000 kalori tüketir. Ne var ki egzersiz yapmaya devam ettikleri sürece kalp hastalıkları ve diyabet riskleri düşük kalır. (zira ancak bu şekilde aldıkları kaloriler deri altı yağı olarak saklanır.) Egzersiz yapmayı bıraktıkları ve emekli olduklarında aynı şekilde yemeye devam ederlerse, diyabet riskleri haliyle tavan yapar. Alacağınız ders: Her konuda Japonları örnek almayın. Göbeğiniz yerine kendinizi çalıştırın.

Yorum eklemek için giriş yapın

Sağlıklı Yaşamak İçin Sürekli Takip Etmelisin

readmore

Uzmanlardan Her Konuda Sağlıklı Bilgiler

readmore

Sağlıklı Bir Yaşam İçin Elele Sağlık Vakfı Online

readmore

Sağlık Şakaya Gelmez Uzmanlardan Bilgi Alın

readmore
Site Sorunları için bize ulaşın.
Öneri ve istek göndermek için
Forum Hakkında Düşünceleriniz?
Siteye Haber Eklemek için tıklayınız.
ar en fr de it ja ru es tr